Bazı pervaneli uçaklarda bu durum tam tersi, yani pervane, uçağın arka tarafına bakacak şekilde monte edilmiş.
Peki bu, yalnızca görsel bir tasarım mı, yoksa arkasında başka sebepler yatıyor mu?
Elbette bazı ‘mantıklı’ sebepleri var.
Hepimizin bildiği uçaklarda pervane, genellikle önde bulunuyor ve hava akımını arkaya doğru itiyor. Ancak bazı uçaklarda pervane, arkada bulunuyor ve motor hava akımını geriye itiyor. Bu tür tasarımlara da itici konfigürasyon adı veriliyor. Bu sebepten dolayı bazı uçaklarda pervane, arkaya doğru bakacak şekilde tasarlanıyor.
Ayrıca ön tarafa monte edilen pervaneler, pilotun görüş açısını kısmen engelleyebiliyor. Bu ihtimal de göz önüne alındığında, pervanenin arkaya alınması mantıklı bir karar gibi duruyor.
Aerodinamik avantajları da saymadan geçemeyiz.
Uçağın burun kısmında pervanenin olmaması, daha aerodinamik bir burun tasarımına olanak tanıyor. Yani, kanat arkasına yerleştirilen pervaneler, motorun ürettiği hava akımını doğrudan gövdeye çarptırmadan daha verimli şekilde yönlendirebilmiş oluyor.
Bunun yanında ön tarafa bakan pervaneler, motorun ürettiği hava akımını gövdeye ya da kanatlara çarptırarak türbülansa ve titreşime sebep olabilir. Dolayısıyla arka tarafa bakan pervaneler, bu tür etkileri azaltarak azaltmış oluyor.
Askeri uçaklar için oldukça kullanışlı.
Askeri uçaklarda, ön kısımda radar, sensörler ya da silah sistemleri için yer açmak amacıyla pervaneler arkaya alınabiliyor. Özellikle insansız hava araçlarında bu tasarımın kullanıldığını rahatlıkla görebiliriz.
Görüldüğü üzere, bu tasarım birtakım avantajlar sağlasa da dezavantajları da beraberinde geliyor. Motorun daha iyi soğutulmasını zorlaştırabilme ihtimalinin yanında pervanenin iniş esnasında zarar görme riskini taşıyor.
Bu tasarımın, uçağın performansı ve ihtiyacına göre kullanılması bu yüzden oldukça önemli.
Kaynaklar: 1, 2, 3Uçaklarla ilgili diğer içeriklerimiz:
Kaynak: WEBTEKNO.COM